Gerçek Zamanlı Yaşamak
30 Kasım 2009 Pazartesi
Ne zordur gerçek zamanlı yaşama geçmek! Tam olarak yaşadığın anın bilincinde olarak, yaşadığın ana gerçek duygusal tepkiler vermek. Geçmişten getirdiğin şablonlara kurban etmeden gerçek kendin olmak. Gerçekten istediğini yapmak ve söylemek...
Yapmazsan.... Kaderinde hüzün ve yaşanmamışlığın ağıdı vardır.
Yaşamak
27 Kasım 2009 Cuma
Yaşamak;
Özgürlük kavramını içselleştirip, varolma sorumluluğuna gerçekten sahip çıkarak, gerçek zamanlı akıp gitmektir.
Hüzün
25 Kasım 2009 Çarşamba
Hangi dilde yazılmalıydı ağıt? Hangi zamanda yada hangi koşulda? Bir şartı olmalı mıydı? Kaybedilmiş zamanların hesabı sorulmalı mıydı? Hüzün nasıl oyalanmalıydı? Nasıl saklanmalıydı kendinden?
Yoksunluk
24 Kasım 2009 Salı
İnsanın içi ne kadar çabalarsan çabala dışarıdan doymaz. Ne onaylanma, ne takdir edilme, ne yeme içme, ne sex ne de alışverişin sonu yoktur. İnsanın içi içerden, kendi yüreğinden doyar. Kendini doyuramayan yürek dışardan beklerde bekler. Yetmedikçe yoksunlaşır.
Tek Başınalık
21 Kasım 2009 Cumartesi
Atamazsın yüreğinden dünyada ne yaparsan yap yalnız olduğun bilincini. Tek başına olma korkun, yalnızlığını gizleyen bir hiledir.
HEYECAN
10 Kasım 2009 Salı
Neden yükseklerden bir heyecan tutkusu sarar benliğimi bilemem. Pek mutlu zaptetmeye uğraşmadan yaşam çağlayanımı, salıveririm alsın götürsün beni.
Yaşama gerçekten temas etmek...
9 Kasım 2009 Pazartesi
Başka bir iklimin rüzgarıdır yaşamak. Ciddi yürek ister. Yaşamaya daldığında yenilenmek istemez beyin, ölüm ister. Kendinden öte herkesin öleceğinden korkarak, yalnızlaştırır ve güdükleştirir yaşam becerisini.
İnsan o kadar çok sevilmeli ki...
6 Kasım 2009 Cuma
İnsanın içi sevgiye doymuş, doyurulmuş olmalı. O kadar sevilmiş olmalı ki, sevgiyi içselleştirip, sevilen bir varlık olduğunu anlayarak, kendini seven bir hale gelsin.
Bedel
4 Kasım 2009 Çarşamba
Yaşam, yıllar içinde istediğin şeyleri yapmaman gerektiğine dair içselleştirdiğin ötekileştirme çabasıdır. Oluşan gerilim ve baskıya rağmen genede istediğini yapabilme bedeli iç hzursuzluktur.
İçimdeki Çocuk
3 Kasım 2009 Salı
İçimde bir kız çocuğu, kırgın, küskün, kaçak. Yakalayamadığım bir hüznün pençesinde tutsak. Hangi bedbaht tecrübenin esaretinde soyutluyorsa ruhumu, üzüntüyle ıslatıyor her zerremi.
Sevgi İhtiyacı, Ruh Üşümesi
2 Kasım 2009 Pazartesi
Kış geldi ya ruhum kışla beraber üşüdü mü ne, çok yalnız hissettim kendimi. Büyümenin kendine yetebilmesi gerektiği zor bir sınırda duruyorum bugün. Genede bir parça sıcak sevgi istiyor canım, sıcak çayın yanına.
Yolculuk
1 Kasım 2009 Pazar
Zamanında kitapçıda görüp çok severek aldığım zen kartlarım var. Hergün karıp, sol elimin enerjisiyle bir tane çekerim. Bazen hayatın unuttuğum detaylarını hatırlatır, kendime şöyle bir çeki düzen veririm. Bugünkü kartın ismi yolculuk: "Yolculuğun varılacak yer kadar önemli olduğunu bilmelisin. Her anın tadını çıkarın ve hayatı dolu dolu yaşayın. Zen budur işte." Zeni bilmiyorum ama hayat yolculuğumun bazen farkına varamıyorum. Sanki hep yaşamışım ve hep yaşayacakmışım gibi bir hisse sahibim. Bu yüzden bazen yolculuğumu unutup hayatı kendime zehir ediyorum.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)











